‘Çizgi Kahramanlar Sokakta’

Vitra Seramik Sanat Atölyesi’nce düzenlenen ‘Çizgi Kahramanlar Sokakta’ sergisi, Mimar Sinan Üniversitesi (MSÜ) Resim ve Heykel Müzesi’nde açıldı.
------------------------------------------------------------------

10 Haziran 2003 — Sergide, aralarında Oğuz Aral, Semih Balcıoğlu, Selçuk Erdem, Bedri Koraman ve Turhan Selçuk’un da bulunduğu 19 ünlü çizerin yarattığı 33 karikatür karakterinin seramik heykelleri yer alıyor. Sergi 22 Haziran’a kadar sürecek.



EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ KAHRAMANLAR
Eserlerin tümü İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde toplu olarak görülebildiği gibi, Beyoğlu, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi’nin çeşitli noktalarında da izleyicilerin karşısına çıkacak. Sergi, yine aynı tarihler arasında Eczacıbaşı Sanal Müze’de de izlenebilecek. “Çizgi Kahramanlar Sokakta” sergisini oluşturan eserler, 18 Haziran’da İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde, Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile İstanbul Kültür Sanat Vakfı yararına düzenlenecek “bağış maratonunda” en yüksek bağışı yapan kişi ve kurumlara, VitrA tarafından armağan edilecek. “Bağış maratonunu” Rafi Portakal yönetecek.

Beril Anılanmert

ÇİZERLER

Sergide yeralan çizerler, Necati Abacı, Oğuz Aral, Semih Balcıoğlu, Bahadır Baruter, Birol Bayram, Latif Demirci, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Selçuk Erdem, Bedri Koraman, Piyale Madra, Kamil Masaracı, Salih Memecan, Feridun Oral, Tan Oral, İrfan Sayar, Haslet Soyöz, Turhan Selçuk, Metin Üstündağ ve Kenan Yarar.

SOKAKLAR ŞENLENİYOR
Çizerlerin seramikle “canlanan” kahramanları sokaklarda kalabalıklara karışıyor, hayranlarıyla buluşuyor. Taksim’den İstiklal Caddesi’ne girenleri İrfan Sayar’ın Porof Zihni Sinir’i karşılayacak. Galatasaray Lisesi’nin önünde bir İstanbul beyefendisi, Abdülcanbaz, herhalde ustası Turhan Selçuk’u bekleyecek. Latif Demirci temizlikçi Güllü’yü Press Bey’den ödünç alıp okul kapısının önünü sildirecek. Hemen yanında Metin Üstündağ’ın pankart tutan yaramaz elleri bu kez “aşk sloganları” atacak. Selçuk Erdem’in penguenleri gözlerini Semih Balcıoğlu’nun “balık”ına çevirip, iştahla seyredecekler. Oğuz Aral’ın Avanak Avni’si evden kaçıp, Odakule önünde haylazlık edecek. Salih Memecan’ın Zeytin ve Limon’u ise kimbilir nereye gitmek için Tünel’dekuyruğa girip tramvay bekleyecekler.



AVANAK AVNİ NİŞANTAŞI’NDA
Nişantaşı’nda Intema mağazasının önü de tam bir cümbüş yeri olacak. Mağazanın kapısında Avanak Avni karşılayacak müşterileri. Birol Bayram’ın kuşları köşedeki simitçiyi çevreleyip, kırıntı peşine düşecekler. Bedri Koraman’ın “hümanist” askeri savaştan mı kaçacak, Nişantaşı’nın kalabalığından mı, pek belli olmayacak. Kamil Masaracı’nın minicik Liliputları, Güliver yerine Abdülcanbaz’ı kuşatacak.Teşvikiye yönünden gelenler ise, harıl harıl Milli Reasürans’ın granit döşemelerini parlatan Güllü’yü selamlayacaklar.Her zamanki şıklığı ile bankanın önünde bekleyen Abdülcanbaz, ortalıkta dolaşan Zeytin ve L imon, cafelere doğru yollanan sevimli penguenler Milli Reasürans’ı renklendirecekler.

BAĞDAT CADDESİNİN KONUKLARI
Avrupa yakasına geçemeyenler ise, Caddebostan Intema Mağazası’nın önünde serginin bir özetini görebilecekler. Zeytin ve Limon, Güllü, Avni, Abdülcanbaz hep birlikte Bağdat Caddesi’nde olacaklar. Tan Oral’ın sıradışı çanak-çömlek ve vazoları, Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun ‘kedi-fare’si ile yanyana duracak.



Tüm bu seramik eserleri bir arada görmek isteyenlerin Beşiktaş’taki İstanbul Resim Heykel Müzesi’ne uzanması gerekecek. Eczacıbaşı VitrA’nın sanat atölyesinde üretilen seramik yapıtlar, çizerlerinin orijinal desenleriyle birlikte müze salonunda ve bahçesinde yeralacak.



ÇİZERLER NE DEDİ

Oğuz Aral
“Bu 4. 5 yaşında gibi gördüğünüz çocuk, aslında bugün 30 yaşında. Yani 30 yıldır çiziyorum. Daha büyüyemedi. Yani bu büyüyememek Türk halkına has birşeydir. İnsan bir türlü büyüyemez, zor büyür. Zor akıllanır”.

Latif Demirci
“Gündelik hayatın içinde kendini yetiştirmiş bir tip. . Herşeyden haberdar, herşeyi biliyor. Herşeyle ilgili, spordan sanata, politikadan bilmem kitap fuarına kadar herşeyle ilgili. Ama şeyden, alttan, yani, Press Bey’in dışarıya açılan gözü”.

Gürbüz Doğan Ekşioğlu
“Burda şey var, bir oyun var esasında. Kedi-fare ilişkisini anlatıyor. Görüntüde sanki gerçek ama gerçek olmayan bir de hikaye var. Gerçek olmayan şey kedinin kuyruğunun uzaması gittikçe, kendi kuyruk yapısından ayrılması. Ve çok uzaması ve uzadıkça labirent oluşturması, helezon şeklinde. Farelerinse tesadüfen o labirente girdiğinde tek kaçış yolu var. Yolun sonu yok, çünkü labirentten çıkan yol kedinin ağız kısmı”.

Metin Üstündağ
Metin Üstündağ “Pazar Sevişgenleri adından dolayı çok Pazar günleri buluşup sevişen insanlar olarak anlaşılıyor. Ama aksine bütün hafta çalıştıkları için ve baskı altında oldukları için ancak Pazar günleri iki arada bir derede vakit bulup buluşan kuşatılmış, kıskaç altındaki birbirini seven insanların hikayesi”.

Bedri Koraman
Bedri Koraman, açılışa geciken “Asker”inin muhalif kişiliğine dikkat çekiyor: “Ben karikatürü insanın bölünmesine, kurulu düzenin emirlerine uyan bir insanın iç dünyasının buna isyanını anlatmak için askeri bölerek ifade etmek istedim. Savaş aleyhtarı bir düşünceydi. Ama benim askerim kurulu düzene bütünüyle bir tavır aldı ki, toptan gelmedi”.

www.ntvmsnbc.com