Leyla CANDAN: "Sanatin sonu yok"
Uzun yillar Bodrumda yasayan Leyla Candan,1947 Istanbul
dogumlu. Mugla Üniversitesi Güzel Sanatlar Resim Bölümü, Ayla
Eris Atölyesi'nden mezun olduktan sonra, yaklasik haftanin 7
günü sanatla ugrasir. Bir taraftan sahibi oldugu Bodrum'da bulunan
Yosun Sanat Galerisinin idareciligini yaparken, diger taraftan
Bodrum Belediyesi'nin Kültür Merkezi olan Bedesten'de her yas
grubu ve çesitli mesleklerden olusan sanatseverlere Resim ve
Sanat Tarihi dersleri vermekte.
Aslinda, nesnel degerleri, düssel bir mekanla özdestirerek,
hem göze, hem beyine hitabetme basarisini yakalayan ve bu çizgide
yeniliklerini sürdüren bir ressam. Balik burcu oldugu için düsleri
bitmez tükenmez ilham kaynagi. Eserlerinde izleyicilerinin yüregine
hitabeden, elle tutulacak kadar nesnel figürlere, kendisinin
degismez temel kisiliginin yansimalariyla resminin bütününü
olusturur.
-----------------------------------------------------------------
Resim çalismalarinda
nelerden etkileniyorsunuz..
1967-77 yillari arasinda deniz yolu uzerinden çok seyehat ettim.
Okyanuslar, denizin mavisi ve okyanuslarin sinirsizligi beni
büyülemistir. .Ayrica mitolojik hikayelerin fantezileri. Buralarda
yasanan geçmis beni heyecanlandiriyor.
Size göre hangi renkler Mitolojiyi
temsil ediyor.
Turkuaz ve Günes rengi.
Resimlerinizdeki yaldiz, leopar
ve gizem.
Geçmisin zenginligini anlatmak için kullaniyorum.
20.yy.da sanatin rolunu nasil
degerlendiriyor sunuz?
Gectigimiz yirminciyuzyili, halklarin birbirlerini tanidigi,
karsilikli kültür alisverisi içinde bulundugu dönem olarak düsünmek
gerek. Bu alisveriste Bati ve Dogu birbiriyle sanatsal kaynasma
içine girmistir. Söyle ki;
Picasso, Afrika sanatiyla tanismasaydi,
Gauguin Tahiti günesini,Tahitili kadinlari görmeseydi
Klimt Türk ve Dogu minyatürlerinden etkilenmeseydi, Bati'da
Modern sanatin dogmasi düsünülemezdi.
Modern Türk Sanatinin temeli de, Paris'e gidip gelenlerin Fransiz
ekolüyle kurduklari kontaklarla atilmistir. Tabii batidaki Modern
Sanatin geçmisi 1200'lere kadar uzanir. Ilk perspektif görüsler
Ispanya'da bu tarihlerde uygulanir.. Bizdeyse 1870-1880 senelerinde.
Bu olay onlarda ve bizde dinin tesiri altinda kalmis ve sanatçi
istedigini yapma özgürlügü bulamamistir. 1900 lü yillarin basindan
itibaren, yirminciyuzyilin resmi çok hizli ilerleme gösterdi.
Denenmedik teknik neredeyse kalmadi.
Empresyonist Sanati nasil ortaya
çikti.
1874 yilinda Monet, Renoir, Pissaro, Sisley Pariste NADAR Galerisinde
bir sergi açiyorlar. Monet'in sergiledigi eserlerden birinin
adi (Impression-Soleil Levant), Anlami; Günes'in Dogusundan
Alinan Izlenim. Bütün sanat elestirmenleri bu tablonun adina
takiliyor, çünkü bu o güne kadar hiç duyulmamis bir tablo adi.
Böylece Impressionist deyimi önce yalniz bu sergiye katilan
ressamlar için alay konusu oluyor.Ama sonralari bu deyim, yavas
yavas alayli yanini kaybederek bu sergiyi açanlarin koydugu
yeni Sanat görüsünü ifade eden genel kavram oluyor. Bu kültür
günümüz sanatçilarina kadar geliyor.
Çalismalarinizi yalniz kalarak
mi yapiyorsunuz.
Genelde yalnizken iyi çalismalar çikiyor. Haftada bir gün sanatçi
arkadaslarimla ekip, grup çalismasi. Sanat tarihi sohbetleri
ile büyük bir denge olusuyor. Grup çalismalarindan alinan enerji
ile yeni kompozisyonlar olusuyor. Haftada 2 gün 2 ayri yerde
verdigim resim dersleri, kompozisyon kurallari, Sanat Tarihi
dersleri ile kendime tekrar oluyor. Bu da "Sanatin sonu
yok" kuralinin derinliklerine inmeme arastirma yapmama
yardimci oluyor.
Sanatçi eserlerinde, yalnizca kendi duygu ve düsüncelerini
yansitmaz. Baska insanlarin duygu ve düsüncelerini yansitmalarina
da vesile olur.
Resimlerinizde Tanriça yorumlarindaki
yüzler kimin.
Ideal sahsiyetler, ölümsüz tanriçalar benim idealim. Beni etkileyen,
Tanriçalar hakkindaki efsaneler, sonsuzluk... Resme yansitirken
ayni sonsuzlugu yasamak istiyorum.
Resimlerinizi anlatir misiniz?
Desen ve kolaj çalisiyorum. Kolaj bütün dünyada çok sevilir.
Resme baslamadan önce hayal kurarim. Hayal kurdugum seyi tuvale
aktaririm. Ben hemen her resmimde yogun duygular yasarim. Duygularimdaki
coskuyu, yalnizligin huzurunu resimlerime yansitirim.
Sanat eseri, kamuya sunuldugunda artik sanatçinin tekelinden
çikar, izleyicinin kendi imgelerine anlamlar aradigi, çogu zaman
da buldugu bir fenomene dönüsür.
Sanat bir dildir.Duygu ve düsüncelerin, çesitli araç/gereçlerle,
çesitli yöntem/tekniklerle anlatildigi bir dil. Sanatçi bu dili
kullanarak kendini ifade ettigi gibi toplumdaki olaylari ve
olgulari da ifade eder.
Leyla Candan kisisel veya grubu ile katildigi karma sergilerde
resimleri satildikça, talepler artip begeniler arttikça daha
cok sariliyor sanatina.Tablolari Amerika, Almanya, Hollanda,
Fransa, Ingiltere ve Türkiye'deki kolleksiyonerlerde.
Bodrum, Subat 2002
E-mail:
leylacandan@superonline.com
Roportaj: Berkem DINÇMEN
http://www.lightmillennium.org