"Pentürün haysiyetini iki paralık
ettiler!"
Ressam Yavuz Tanyeli, son
resimlerinde, "Hangi kültür?" diye soruyor. Sanat
tarihiyle hesaplaşmayı kesiyor. Kendi sanat tarihini yapmaya
başlıyor.
-----------------------------------------------------------------
AYŞE
SU SEL
Bugünlerde Yavuz Tanyeli’yi en sinirlendiren şey, sanatın
önüne getirilen bazı takılar. Güncel gibi, çağdaş gibi... Pentürün
haysiyetinin kalmadığını söyleyen Tanyeli, "Ben bir ressam
olarak direnmeye devam ediyorum," diyor. Ve ekliyor: "Bir
diktörgenin içine yenilik sığıdırmak, fikir sokmak dünyanın
en bilgelik isteyen işidir".
Büyük resimlerinize göre
bu kez daha küçük boyuttakilerle karşı karşıyayız. Büyük resimle
küçük resim arasında ressamı için bir fark var mıdır?
Bana göre 20 cm.’lik bir resmimle 5 metrelik resmim arasında
hiçbir fark yok. Her ikisinde de ulaşmak istediğin nokta belli.
Bir şekilde ulaşmaya çalışıyorsun. Bu sergiyi hazırlamam beş
yıl sürdü. Bu beş yıllık süreç içinde iki ana eksen etrafında
dolaştım durdum. Biri, geleneksel cazcılar konusu, zaman zaman
resmime giren bir konu. İkincisi de bütün resimlerdeki portreler.
Anadolu’nun eski uygarlıklarının figürlerinden bir halka olarak
bunu düşünebiliriz.
Hangi uygarlıklarından mesela?
Hitit, Asur, Pers... Ortadoğu’nun arkaik figür anlayışının tüm
etkileri söz konusu. Bu etkilerin bendeki yansıması somut bazı
örneklerle ortaya çıkıyor.
Ortadoğu etkisi, ressamı
her an oryantalist yapabilir. Bundan özellikle kaçındınız mı?
Benim resimlerimdeki figüratif ruh, hiçbir zaman oryantalist
olmuyor. Oryantal oluyor. Bunun olmaması için resme çok sahip
çıkmalısın. Böyle bir kanala girdiğin zaman sanat tarihiyle
hesaplaşmayı kesiyorsun. Kendi sanatının tarihini yapmaya başlıyorsun.
Bu tamamen sana ait oluyor. Batı etkilerini minimuma indiriyorsun.
Sonra nerede istersen orada bu etkileri tamamen kesiyorsun.
Bu sergideki bazı resimler
eski resimlerinizi çok çağrıştırıyor. Resimleriniz kadar sizi
iyi kaydeden başka bir şey düşünebiliyor musunuz?
Bu sergide gerçekten retrospektif çağrışımlar var. Bu resimleri
yaparken 80’li yıllardan kalma bazı meseleler üzerine tekrar
düşündüm. Sanki bazı eski resimlerimi oturup tekrar ele aldım,
onlarla oynadım. Bu sergideki resimlerimde bana ait tüm izler
mevcut. Bütün bu seriden çıkan yeni bir şey var. Ama bu yeni
şeyi, henüz adlandıramıyorum. Hayat hakkındaki görüşlerim, bizim
sanat tarihimizin verileri ve bazı önemli ipuçları var. Bir
ipi çekmeye başlıyorsun ve arkası geliyor. Ülkenin en büyük
sorunu, ipi nerede aramalıyız? Bu bilinmiyor. Amerika’da ararsan
ipi, Amerikalı bir ip bulursun. Bugün yaşanan tüm postmodern
başlığı altındaki yaklaşımlara bu yüzden fazla anlam veremiyorum.
Yok güncel sanat, yok çağdaş sanat... Sanatın adını değiştiriyorlar...
Ne olmalı sanatın adı?
Adının ne olduğu değil yapılan mühim. Ben genç arkadaşları Nuh’un
gemisine adam toplar gibi kurtarmaya çalışıyorum. Teknik yok,
renk yok, bakış açısı demode. Bunun adı güncel sanat. Buna karşı
da değilim. Bunun böyle olmadığını resim yaparak, meselemi yüzeyde
anlatmaya çalışıyorum. Bunu zaten yıllardır hep yapıyorum. Alkış
istemiyorum bunun için ama gençlerin anlamasını istiyorum. Pentürün
haysiyetini, şerefini iki paralık ettiler. Tuvale kedi çizemeyen
adamlar güncelim diye ortalarda geziniyorlar.
Yavuz Tanyeli Resim Sergisi
Teşvikiye Sanat Galerisi
(212 241 04 58)
Bitiş tarihi: 08 Şubat 2003
İstanbul - MİLLİYET 2003