KISA KISA

22 Ocak Pazartesi, 2007

[...] Cemiyet ve adliye makamları, bir kimse hakkında menfi veya müspet bir hüküm verdikten sonra, nedense bu hükmünde sebat etmeyi fazilet sayıyor... Hayır, bu fazilet değil, zaaftır. Kötü bir insan, iyi bir muhite düşer, eğitilir ve elinden tutulursa pekala iyi bir insan olabilir... İyi zannettiğimiz bir insan da, kötü bir muhite düşer, ihanet görür, cemiyetin dışına itilir, zulme maruz kalırsa; şartlar onu kötü biri olmaya itebilir.[...] Nezarete götürdüler. Jandarma komutanına yalvardım. İzin verin, fırıncıdan özür dileyeyim, isterse bir ay ücretsiz ona hizmet edeyim. "Olmaz dedi, bu bir adliye vakasıdır. Suçüstü yakalandın ve cezasını çekeceksin!" [...] Kürek cezasına çarptırıldım. Tersaneye girmeden önce saf bir köy delikanlısı idim. Orada gördüğüm işkenceler beni devlete ve zenginlere düşman etti. Odun idim, ateş oldum! Merhametli idim, kindar oldum. On dokuz sene, zincirlere bağlı olarak, tersanede çalışmamış biri bu sözlerimi anlayamaz! [...]

- Ben bir alçağım! Küçük bir çocuğun parasına nasıl tenezzül edecek kadar kötü bir insanım, diye kendime lanet ettim... O anda bir dönemeç noktasında olduğumu anladım. Ya kalbimdeki kötü duyguları ruhsal bir ameliyatla söküp atan D psikoposu gibi aziz bir insan ya da canavar gibi zalim bir insan olacaktım... Saatlerce ağladım. Ruhum, psikopostan daha aziz biri olmayı arzuluyordu. [...]

Sefiller, Victor Hugo,
Antik Dünya Klasikleri,
Karizma Yayın Eğitim, 2006

Sık sık iddia edildiği gibi, çoğu insanın bir şeylere inanması gerektiği pekala doğru olabilir. Başkalarını belli inançları beslemeye cesaretlendirecek çok daha kolayca onları manipüle ve kontrol edebileceğimiz de doğru olabilir. Gelgelelim, bunların hiçbiri dini inanç öğretimini okul müfredatına almanın haklı gerekçeleri olamaz...

Ahlak Üzerine Tartışmalar, Etiğe Giriş,
Jon Nuttall, Ayrıntı Yayınları, 1997

[...] şöhret bireyi sıradan toplumsal yaşamdan koparır. Şöhret olmak demek, farklı olarak tanınmak demektir. Seçeneklerin çoğalması ve yaşam tarzının esnekliği hem çekicidir hem de sorunlu. Şöhretlerin sıradan insanlara göre daha fazla parası, daha fazla eşyası, daha fazla cinsel ve toplumsal olanağı vardır, ama yine de şöhretler sık sık kendilerini kapana sıkışmış gibi hissettiklerinden ve "başarı serabı" sendromuna yakalandıklarından şiayet ederler.

Şöhret, Chris Rojek,
Ayrıntı Yayınları, 2003

[...]
15) Şeylerin hepsi de kapının dışında duruyorlar, kendi kendilerine, kendileri hakkında hiçbir şey bilmeksizin, hiçbir şey açıklamaksızın. Öyleyse, onlar hakkında yargı veren nedir? Yönetici ilkemiz.
[...]

17) Havaya atılan bir taş için ne yeniden yere düşmek kötü bir şeydir, ne de yükselmek iyi bir şey.

18) İlkelerinin derinliklerine in, korktuğun yargıçların kim olduklarını göreceksin; kendileri için ne tür yargıçlar olduklarını da.
[...]


Düşünceler, Marcus Aurelius,
Yapı Kredi Yayınları, 2004

KISA KISA ARŞİVİ