KISA KISA

15 Şubat Perşembe, 2007

Gözlem ve algılamalarımız, kısmen gözlem yaptığımız anda neler düşündüğümüze bağlıdır. En derin arzularımız ve yönlendirimlerimiz, geçmiş deneyimlerimizle düzenlenir ve ister bilinçli ister bilinçsiz olsun seçilim sapması temelinde desteklenip değişir. Seçilim sapması, iyi belgelendirilmiş psikolojik bir ilkedir. Dergilerimizi, gazetelerimizi, radyo istasyonlarımızı ve televizyon şovlarımızı kendimizin seçmesi demektir -yani bütün enformasyon kaynaklarımızı- ve bu da bir çatışmadan çok görüşlerimizin desteklenmesi anlamı taşır.


Maskeler Aşağı!
(Astroloji, kehanet, telepati ve diğer yalancı bilimlerin içyüzü)
Georges Charpak - Henri Broch

[ Alıntı yapılan kitabın tanıtımı ]


Bir insana salak olduğunu söyle sınavdan başarısız olur, çok zeki olduğunu söyle, sınavı kazanır.

Mantık ve Olasılık Hikayeleri, Colin Bruce,
Güncel Yayıncılık, Kasım 2001
[ Alıntı yapılan kitabın tanıtımı ]


Peki aşkları, doslukları, sevgiyi tek bir güne sığdırma çabası niye? Ve niye yalnızları, terk edilmişleri, sevgiye muhtaç olanları şu "Sevgililer Günü'nde" daha bir mutsuz ediyoruz?

Aşkı, sevgiyi, sadakati ve birlikte yaşanacak hayatı "tüketilebilen bir metaya dönüştürme" gayretlerine ortak olmanın amacı ne? Neden durup biraz düşünmüyoruz? Derinlikten bu kadar uzaklaşma lüksümüz var mı acaba? Değeri fiyatı ile ölçülen hediyelerin yerini, duyguların, bağlılıkların ifade edileceği, özenle saklanacak mektupların, şiirlerin alma şansı kalmadı mı yoksa?

Peki, koca yılda, "bir güne sığdırılan aşk" kaç günde tüketilir?


Aşk Kaç Günde Tüketilir Sizce?
Bilgi Toplumuna Doğru, Özlem Yüzak,
Cumhuriyet Gazetesi, 14 Şubat 2007



Ben dolmuşun boş olanını ve bekleme yapmayanını severim

Oğuzhan Akay, Bekleme Yapılmaz adlı şiirinden,
Adam Sanat, Şubat 1992, Sayı: 75
[ Alıntı yapılan şiirin tamamı ]


Fakat, çocuğun hayal gücü, yetişkinlerin koydukları yasaklarla sık sık engellenirse, pek çabuk söner. Ortalık karışacağı için kanepenin üzerinden örtünün alınmasına izin verilmezse, oyun hevesi hemen kaybolur. Çocuklar, dünyanın yasaklarla dolu olmadığını anlamalıdırlar. Hayal körlenmemeli, beslenmelidir. Buna yetişkinler her zaman ve her yerde yardım edebilirler. Ailede, yuvada, okulda, oyun bahçesinde ve müzede. Günümüzün yetişkinleri ile yarının yetişkinlerinin bir arada bulundukları her yerde.

Yaratıcılık Nedir?, U. Bode - G. Otto - Friedrich Verlag, 1979, Çeviren: Berna Can, Ders BELGELiĞi
[ Alıntı yapılan yazının tamamı ]

Sanatsal yaratının bir ayağı bireye dayansa da ötekinin toplumsal kaynaklı olduğu unutulmamalıdır. Belirtilen eylemin, sanatçı açısından bir dizi iç devinim sonucu ortaya çıktığı konusu çokça yazılagelmiştir. her sürecin kendi fiziksel ve kültürel yapısına bağlı değişik yollardan geçen, ama aynı noktaya kavuşan bir serüveni bulunur. Kendi içinde sonsuzca çatallanan, iniş çıkışlara sahip bir yer, yaratının geniş alanından başka bir yer değildir. Sanat yapıtı bu yönüyle "bireysellik" özelliğini en iyi biçimde kendinde taşır. Ama bitirilme noktasından sonra adı geçen bağlarından kurtularak toplumsal bir varlığa dönüşür. Yaratıcısıyla arasındaki bağdan kurtulması, onun, yeni bir bakış açısı altında incelenmesi zorunluluğunu getirir. Böylelikle sanat yapıtı ile izleyici arasındaki bağı kuvvetlendirici, bir dizi düşünsel etkileşimin yansımalarını incelememiz gerekecektir. Kısacası, bir sanat yapıtının, başka anlatım alanlarını da kullanarak genişleyen bir görünüme ulaştığını söyleyebiliriz. Akla hemen, sanat yapıtının bir anlatım biçimi olduğu olgusu gelmiyor değil. Ancak, onu bireyci yanından yakalayarak toplumsal bir varlığa dönüştürme eylemi, sanatın farklı alanları arasındaki ilişkinin oranıyla eşdeğer bir hıza ulaşıyor. Başka bir deyişle düşünsel temele iyice oturtulmuş sanat yapıtı evrensel nitelikleri yakalamada şansını artırmış oluyor.

Çağı Doğru Kavramak, A. Celal Binzet,
Adam Sanat, Şubat 1992, Sayı: 75
[ Alıntı yapılan yazının tamamı ]

1 Şubat Perşembe Kısa kısa tümceler kuruyor Çatalcalı. O kısa tümcelerle, yinelemelerle yaratmak istediği heyecanı ustalıkla yaratıyor. Öykülerin adı da kısa, birçoğununki tek sözcük: Kıyıda, Nehir, Emine, Sokak gibi. İlle de bir şeye dikkat etmesi önerilecekse, öykü adının, öykünün düğümünü ele vermemesine dikkat edilmesi önerilebilir. Kitabın son öyküsü "Sokak"ı düşünerek söyledim bunu. Kocanın karşı çıkışlarının nedeni, öykünün sonuna kadar gizleniyor; ama adının "Sokak" olduğunu anımsayan okur, öyküyü yarılamadan çözüyor düğümü.

Feyza Hepçilingirler , Türkçe Günlükleri, Cumhuriyet Kitap Eki, 15 Şubat 2007, Sayı: 887

KISA KISA ARŞİVİ


Eğlenirken öğrenin!

________________________________

Hiçbiri yayınlanmayan birçok tasarımın sahibi olan İtalyan sanatçı ve bilim adamı ve solda bir resminden ayrıntı bulunan sanatçı kimdir?

a) Caravaggio
b) Michelangelo
c) Leonardo da Vinci
d) Diego Velázquez


_________________________________________________
Doğru cevabı görmek için tıklayın!