Sırlanmış kutsal imgeler
Beril
Anılanmert, yeni heykellerinde günlük eşyaları kullanıyor. Sanatçı,
'5205' adlı sergisinde kutsal simgelerin kapitalizm sürecinde
uğradığı dönüşüme işaret ediyor
----------------------------------------------------------------
ZEYNEP ŞANLIER
İSTANBUL - Seramik sanatçısı
Beril Anılanmert, Akbank Kültür ve Sanat Merkezi'nde süren '5205'
başlıklı sergisinde seramiğin 'sır'lı dünyasında 'kutsallık'
kavramını sorguluyor. Tüm inanç sistemlerinde var olan ve geçirilen
süreç ne olursa olsun daima kutsal kabul edilen kavramların
aslında 'biçimsel' olmaktan öteye gidemediğini vurgulayan sanatçı,
yapıtlarında yer alan banknotlar aracılığıyla da 'günümüz kutsallığına'
gönderme yapıyor.
Anılanmert'in 'içi boşalmış ve kod olmaktan öteye gidemeyen'
kutsal kavramları sorguladığı sergisinin ismi de bir kod numarası.
Emre Zeytinoğlu bu durumu sergi kataloğunda "Eğer kutsal
metinler ve simgeler bugün yalnızca pratiğin anlamlarıyla yüklenmişlerse,
onların temaları da bir kod numarasıyla ifade edilebilir belki.
Serginin adından da anlayabileceğimiz gibi: 5205" sözleriyle
anlatıyor. Beril Anılanmert'le
'5205' ve 'kutsallık' üzerine söyleştik.
'5205'te alışılmıştan daha
farklı bir Beril Anılanmert üslubuyla karşı karşıyayız, biraz
daha kavramsal çalışmalar var.
Bundan 10 yıl önce açtığım 'Dönüşüm' adlı kişisel sergimde daha
soyut çalışmalarım yer alıyordu, farklıydı. Ancak daha sonra
açtığım sergi aslında bu serginin ipuçlarını taşıyordu. Orada
yer alan bazı çalışmalar figürü andırıyordu. O düşüncelerimin
artık patlarcasına dışavurulduğu, coşkulu bir sergi oldu. Düşünceler
netleştikçe çalışmalar daha da önem kazanıyor tabii. Bu sergimde
de 2000 yılından bu yana yaptığım çalışmalar var, o nedenle
kısım kısım, farklı malzemelere yönelerek, daha farklı yapıtlarla
ortaya çıkan bir sergi oldu '5205'.
Yeni serginizdeki 'melek'
figürü gibi kutsal simgeleri ya da simgelerin işaret ettiği
kavramları hangi düzlemde sorguluyorsunuz?
İnanç deyince herkes bir irkiliyor. Halbuki herkesin bir inancı
var ve bu insanın hayatında önemli bir şey. Benim kimsenin inancıyla
direkt hesaplaşmak ya da ona karşı olmak gibi bir durumum yok,
yalnızca gözlemlediğim şeyi ortaya koyuyorum. Aslında konu olarak
da, başlık olarak da söylediğim şey 'transformation to displacement'.
Bu kelime bana çok uygun düşüyor, çünkü bir olayı bulunduğu
konumun dışına oturtmak olarak düşünüyorum.
O nedenle sergide kullandığım imgeler söylenen değil; bazı şeylerin
biçim olarak yalnız kalmış olması. Ben özellikle bir dine veya
inanca yönelmiş değilim, ama çocukluğumdan beri kafamı meşgul
eden bir olgu bu. Olaylara baktığınız zaman bu imgelerin gerçekten
çok boş olduğunu, insanlara vermek istediğinin çok dışında bir
yerlere yönlendirdiğini düşündüm.
Kutsal simgeler kadar banknotlarla
da inancın dönüşümüne işaret ettiğiniz söylenebilir mi?
Tabii söylenebilir. Bu dinsel, kutsal imgeler aslında materyalist
bir düşünceye de hizmet ediyor; yalnızca insanın ruhsal dünyasına
değil. Politika da bunun içinde yer alıyor. İnanç bir güç aslında.
İşte bu nedenle inancı herkes menfaati tarafına çekip insanları
yönlendirmeye soyunuyor.
Bu düşünce çağlar boyunca
böyle süregelmiş aslında. Özellikle inanç sistemlerinin tüm
zamanlarda hatta en çok da kendi dönemleri içinde sorgulandığını
biliyoruz.
Çağlar boyu sorgulanmış bir konu bu, yeni bir yaklaşım değil.
Bu sergi, benim ifade ediş biçimim. Çağında da soru işaretleri
taşıyan bu husus, dediğim gibi bugünlerde hâlâ güncelliğini
koruyor. Hele benim başladığım yıllarda, ki o zaman '11 Eylül'
hadiseleri falan da henüz olmamıştı...
Beril Anılanmert'in '5205' adlı seramik sergisi Akbank Kültür
ve Sanat Merkezi'nde 14 Haziran'a kadar görülebilir. Tel: 0212
252 35 00
www.radikal.com.tr