Andy Warhol albümü ve diğer yazılar
SANAT.HABERLERİ

Hüzünlü tezhip

Serhan Ada

Bir sanatçının tüm eserlerinin toplandığı sergilere 'retrospektif' deniyor. Bir tür geriye bakış. Bir tür bugünden geçmişe gidiş. Var olanı bir araya getirip anlamlı
bir bütün haline sokmak. Sonra da yorumlamak.

Deniz Bilgin'in Karşı Sanat'ta yeni açılan Ressam başlıklı sergisinde de hemen
tüm eserleri toplanmış. Ama bu sergi için
retrospektif denemez. Bence bu sergi bir 'prospektif'. Bir tür ileri bakış. Hem
Deniz'in resimleri, hem de serginin
düzenlenişi ve sunuşu bakımından.
Deniz'in resimleri tekniğin var olduktan
sonra kendi kendini imhasıyla ilgili.
Ama bu serginin bir de örnek güzellikte
kitabı var ki... 'Hah işte oldu' dedirten
cinsten. Karşı Sanat ile Mas
Matbaası'nın kusursuz işbirliğinin bir
sonucu. Deniz'in ressamlığına pek
yakışan bir ürün.

Kitapta resimlerin görüntüleri
yanı sıra yazılar da var. Hepsi
yetkin ve oylumlu. Şöyle bir
okununca Deniz'in resimlerine
ilişkin iki tema-kavram öne
çıkıyor. Neredeyse her yazıda
yinelenen iki tema: Yaratık ve
büyülenme. Aslında ikisi
birbirini bütünlüyor. Ama ben
asıl büyülenme önemsenmeli
derim. Büyülenmiş ressamın
büyülü resimleri. Yazılar içinde
en çok kardeşi E. Akçin'inki
çarpıyor. Akçin, ressam kardeşini
'nakkaş' olarak adlandırdıktan
sonra şöyle yazmış. "(Deniz'in)
resimlerini özel kılan bu tuhaf,
şaşırtıcı, 'irrasyonel' işçiliğe,
inceliğe, 'mükemmelliğe' rağmen,
ona karşın, ama onunla beraber
var olan resimsel tatlardır."

Deniz tezhibi ciddiye aldı. Neşe
içinde yaptı. Yine de resimleri
izleyicide mahzun bir iz/len/im
bırakıyor. Tezhip (Arapçada
zeheb'den, yani yaldızlı süs,
altın diş dolgusundan...) zorlu
bir iş. Tıpkı Batı'daki karşılığı
(kitap) ilüstrasyon(u) gibi. Deniz,
tekniği kullandı ama geleneği
kolaycı sentez kalıbına dökmedi.
Bunları yaparken 'naif' bakışını
da esirgemedi. Çoğu tarihsiz ve
isimsiz resimleri, bilgiçlik
taslamadıkları için büyülüyor ve
geleceğe hüzünlü ışıklar tutuyor.

Şeyleri anlamlandırdıktan sonra
(kendimize) mal ederken kıyasa
başvuruyoruz. Kitaptaki yazılarda
Dürer, Miro, Escher gibi adlarla
kıyaslamalar var. Ben nedense
Deniz'in resimlerini hep Wölfli'ye
yakın buldum. (Bu yazı için
okurken bir de baktım, şu sıralar
ABD'de Halk Sanatı Müzesi'nde
Wölfli sergisi var!) Wölfli'yi art
brut (ham sanat, kaba sanat?)
kapsamına sokuyorlar. Oysa,
yaptığı düpedüz tezhip, yani 'ince iş'.

Leonardo resmin 'zihin şeyi'
olduğunu yazmıştı. Deniz'in
resimleri de zihin şeyleri. Hem
de hiç kast'etmeden.

21/02/2004

www.radikal.com.tr
Şubat 2004