d Grubu ressamlarına saygıyla
-------------------------------------------------------
Yapı
Kredi Kültür Merkezi 1933 ile 1951 yılları arasında Türk sanat
tarihinin bir dönemine tanıklık eden 'd Grubu' resim sergisi
sanatseverlerle buluşturuyor. Sergi 14 Mart'a kadar Kazım
Taşkent Sanat Galerisi'nde izlenebilir.
Yapı Kredi Kültür Merkezi, 2004 yılı sergilerine Türk sanat
tarihinin önemli bir dönemine tanıklık etmiş d Grubu (1933-51)
resim sergisi ile başlıyor.14 Mart'a kadar Kazım Taşkent Sanat
Galerisi'nde ziyaret edilebilecek bu kapsamlı sergiyi, d Grubu
Desen Sergisi izleyecek.
Sanat tarihimizin ilk
grup etkinliği
d Grubu; Nurullah Berk, Zeki Faik İzer, Elif Naci, Cemal Tollu,
Abidin Dino ve Zühtü Müridoğlu gibi isimlerin bir araya gelerek
oluşturdukları sanat tarihimizin ilk grup etkinliği... Güzel
Sanatlar Birliği (Osmanlı Ressamlar Cemiyeti), Yeni Ressamlar
Cemiyeti, Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği'nden
sonraki dördüncü sanat topluluğu... Grup, bu nedenle simge
olarak Latin abecesinin dördüncü harfi 'd'yi seçerler. Zamanla
Turgut Zaim, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Eşref Üren,
Arif Kaptan, Halil Dikmen, Sabri Berkel, Salih Urallı, Hakkı
Anlı, Fahrünnisa (Fahr el nissa) Zeid, Nusret Suman ve Zeki
Kocamemi'nin de katılımıyla grup üyelerinin sayısı artmış,
Léopold Lévy, Şeref Akdik ve Cemal Nadir Güler de yapıtlarını
birer kez grupla sergilemişlerdir.
Yeni teknikler / yeni
anlayışlar
Grup, Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği ile birlikte
Cumhuriyet'in genç sanatçı kuşağını temsil etmiş, dönemin
görsel sanatlarında etkili bir rol oynamıştır. Grup üyelerinin
çoğu Paris'te çeşitli atölyelerde çalışmış, özellikle André
Lhôte'un 'kübist' ve 'yapısalcı', Fernand Léger'nin 'sentetik
kübist' biçim anlayışını, 'yaşayan sanat' söylemiyle Türk
sanat ortamına sokmuştur. Özellikle 1930'lu yıllarda devletin
halkçılık ve ulusçuluk programı doğrultusunda sanata 'yeni'
ve 'ulusal' bir yön verilmesine katkı sağlamıştır. CHP Hükümeti'nin
çağdaşlaşma isteğine paralel olarak Batıdaki yeni akımlardan
yararlanmış, düzenlediği sergilerle 'yeni' sanatı halka göstermeyi
amaçlamıştır.
1960 yılında düzenlenen son sergiyle birlikte Bu yıllar arasındaki
tartışmalar 'ulusal sanat', 'yeni sanat' ve 'yaşayan sanat'tır.
Bu başlıkların açılımı; geçmişten/kaynaklardan yararlanma,
Batı öykünmeciliğinden kurtulma ve sanatı devrimin hizmetinde
ideolojik bir alana dönüştürme ya da Türk rönesansını gerçekleştirme
isteği şeklinde belirlenebilir. Türk ulusu değişen görüntüsünü
ancak yeni teknikler, yeni anlayışlar/akımlar kullanarak doğru
ifade edebilirdi. d Grubu Avrupa'da toplumsal, siyasal, kültürel
değişimlerin sonucu olan 'düşünce sanatı'nı savunurken, kübizmin
bunu anlatmak için en uygun dil olduğuna inanıyordu. d Grubu'nun
etkin olduğu yıllar, grup sanatçıları arasında da zamanla
bazı düşünce farklılıklarına yol açıyordu.
Sanat yazılarıyla da çağdaş Türk sanatında etkin rol oynayan
d Grubu üyeleri, bugün hâlâ sürekli tartışılan bir yerin de
sahibi olmuşlar, 1950'li yıllarda yaygınlaşmaya başlayan 'soyut'
sanat tartışmaları içinde de yer alan sanatçılar, daha sonra
çalışmalarını kişisel olarak sürdürmüşlerdir.
20'ye yakın sanatçının
eserleri sergileniyor
d Grubu 1933-1951 sergisinde Cumhuriyet'in yaklaşık yirmi
yılına tanıklık etmiş 20'ye yakın sanatçının eserleri sergileniyor.
Sergide, değişik koleksiyonlarda bulunan çok sayıda eser bir
araya geliyor. Ayrıca galeri fuayesinde grubun etkin olduğu
yıllara ait dönem malzemeleri; kitap, gazete küpürü, sergi
broşürleri, fotoğraflar ile sanatçılara ait defterler de sergileniyor.d
Grubu'nu ele alan geniş kapsamlı bir katalog, Zeynep Yasa
Yaman ve Mehmet Ergüven'e ait metinler ile Zeynep Yasa Yaman'ın
Adnan Çoker ile yaptığı bir söyleşiyi içeriyor. Sergi ve sergi
kataloğu Sadık Karamustafa tarafından tasarlanıyor.
Yurtiçinde on altı sergi açan grup, yurtiçinde ve yurtdışında
da birçok sergiye grup adı ile katılmıştır.
06.02.2004 11:23:00
(Starextra)
www.stargazete.com
Şubat 2004