Hayvan Düşmanlığı

Büyükçekmece'de Hayvan Barınağı'nın kıdemli veterineri Azmi Elhan Atik, geçenlerde Türkiye'de "hayvan düşmanlığının nerelere vardığını" ibret verici öykülerle anlattı.

Atik, barınaktaki pek çok köpeğin ve kuşun, keyfi olarak mermi yağmuruna hedef edildiğini, çoğunun ayağının ve kolunun kopuk veya kırık olduğunu söylüyor. Gözleri oyulmuş, şişlenmiş ya da bıçaklanmış, dahası üzerine kızgın yağ ve kaynar su dökülen hayvanların sayısı da giderek artıyormuş.

Atik, "Havladı" diye komşu köpeğini şikayet edenlerden, çiftliğine yaklaştı diye hayvanı çekip vuranlardan söz ediyor: "Uçana kaçana ateşediyor bu insanlar!"

İşte böylesi bir hayvan düşmanlığı içindeyiz. Bize benzemeyenleri yok etmeye hazırız. En azından onları sevmiyor, çoğu kez de şiddet sınırında nefret ediyoruz.

Bir de başka bir kategori var. Birkaç gün önce gazetelerin yazdığına bakılırsa, Kuşadası'nda 29 yaşındaki genç, ayakları ve boynundan bağladığı atlara tecavüz ettiği için 3 bin 200 YTL para cezasına çarptırılmış ve serbest bırakılmış.

"İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum" diyenlere katılmamak elde mi?.

Cumhuriyet Gazetesi,
02 Ağustos 2007