Ustaların Desen Çalışmaları Galeri

Özellikle gençlik içinde fal olgusu hızla yaygınlaşıyor, bunun sebebi nedir?

Kendini Fala Vurmuş Gençlik

Bir, bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. İki, ruhsal zayıflığa dayanan bir olgudur, gelecek karşısında kendini güçsüz hissediyor. Üç, irade zayıflığı ile ilgili bir nokta var; genç insanların karar alırken çoğunun güçsüz olduğunu düşünüyorum, kendi ayakları üzerinde durmayı çok beceremedikleri için, sürekli telkin altında kaldıkları için, yani sürekli başkalarının sözleri ile hareket ettikleri için. Faldan da, bir otoriteden, deneyimli birinden beklediklerini bekliyorlar. Hayatları hakkında bir işaret umuyorlar. İlköğretimden beri birileri ona sürekli "şöyle yap, böyle yap" diyor, falcı da birşey söylüyor. Falcı da o otorite ihtiyacını karşılayan güçlerden biri.

Maalesef, genç insanların otorite ihtiyaçları var. Gençlerin içinde kendi karar verme gücünü, kendi otonomisini kullanabilen çok az görüyorum, hoca olarak üniversitede. Öyle sürükleniyorlar çocuklar. Ve o sürüklenen gençlerin falla ilgililenmesinden daha doğal birşey olamaz gibi geliyor bana. Kısaca söylersek, ortam insanların kendi hayatları hakkında özgür karar vermelerini engelliyor, müthiş bir rüzgâr var, o rüzgâr alıp sürüklüyor insanları. Genç insanlar çoğunlukla o rüzgârı anlayabilecek bilgi ve donanıma sahip değil. Dolayısıyla faldı, büyücülüktü, alkoldü, antidepresan ilaçlardı, uyuşturucuydu.... bu tip şeylere kendilerini kaptırıyorlar. Gençlerin içinde bulunduğu durumu genel sistemin bir parçası olarak görüyorum.

Fal baktıran insanın çoğunlukla ne geçmişiyle bir ilişkisi var, ne geleceğiyle bir ilişkisi var ve yaşamıyla ilgili sorunlarını kahve fincanının içinde halletmek istiyor.

Fal, gerçekten bilgisizliği, bilinçsizliği ve irade zayıflığını gösteren birşey. Tabiî, fal, bu özelliklerin ortaya çıktığı alanlardan biri, yalnız falla görünmüyor. Eğlence biçimleriyle, çoğunun depresif oluşuyla; çok çabuk bunalmaları ve çok çabuk pes etmeleriyle açığa çıkıyor. Hayat karşısında genellikle zayıflar. Ufuksuz olduklarını da düşünüyorum. Ufuksuzluktan kastım çok dar bakmaları hayata, çok azı aşabiliyor bu durumu.

Fal, aynı zamanda ülkemizin şu anki haliyle ilgili bir uyarı bence. Gençliğimizin, dolayısıyla bizim ne halde olduğumuzun bir işareti aynı zamanda. Kendimizi tanımak, gençlerimizin, dolayısıyla bizim ne durumda olduğumu anlamak açısından bir işarettir.

Bu tip eğilimlerin artması bana korku veriyor. Fal olabilir, daha hazini belki büyücülüktür. Televizyona çıkan büyücüler var. Örneğin insanlar hacıya hocaya gidip büyü yaptırıyorlar. Bir dersten geçmek için büyü yaptırıyorsun ve bu sayede o dersten geçmeyi düşünüyorsun. Aynı şekilde yaşanan bir probleminin çözümünü arayabiliyor insanlar büyüde. Bu, hazin bir durum. Bu, bizim bilgimizle yaşayamadığımızı gösteriyor. Emin olabilirsiniz ki, falcılara giden gençlerin çoğu okumuş yazmış gençlerdir. En azından lise eğitimi almıştır. Bu konuda yapılmış bir araştırma var mı bilmiyorum, ama medyaya yansıdığı kadarıyla üniversite yurtlarında dahi para karşılığı fal bakanların olduğu biliniyor. Aynı şekilde, kafeler açılıyor, içinde bir de falcı bulunuyor. Sırf bu amaçla açılan kafeler var. Ne kadar büyük zavallılık!

Tamamen otorite arama kaygısından kaynaklanıyor bu bence. İnsan elbete otoritelere başvurabilir; psikologlara başvurabilir, büyüklerine danışabilir, bilim insanlarına sorular sorabilir, ama bunu fal yoluyla, büyü yoluyla yapmaya çalışmak, hayatımızın bütün problemlerini birilerine danışarak çözmeye çalışmak, bizi zavallı bir duruma sokar.

İnsan birey olarak vardır ve kendi kişiliği çerçevesinde hareket etmelidir. Bireylerin kendi kişiliğiyle konuşmadığı bir toplum, çökmeye mahkumdur. Fal da bizim insanımızın birey olamadığını gösterir. Yoksa yaşam bir sürü yaşamına döner. Sürüdeki koyunlar gider bir takım falcılara "benim başıma ne gelecek ?" diye sorar, falcılar da bundan iyi paralar kazanır. İnsanlar kendi başına kendi gücünü toparlama yeteneğinden yoksun. Bunun nedeninin gençlerle yaşlılar arasında, bizim kültürümüzde her kültürden fazla olarak, uçurumun açılması olduğunu düşünüyorum. Genç bir insan belki babasıyla, annesiyle, eğiticisiyle konuşamadığı için gidip falcısıyla konuşuyor da olabilir. Bu, gençlerin içine düştüğü yalnızlıktan, zayıflıktan kaynaklanan bir şey.

Ahmet İnam GÖNÜLDEN BİLİME
Cumhuriyet Bilim & Teknoloji Dergisi,
13 Temmuz 2007