 |
|
 |
 |
 |
SANAT, FELSEFE, BİLİM YAZILARI
2010 Avrupa Kültür Başkenti: İstanbul
2004 Avrupa Kültür Başkenti Lille / Fransa Gözlemlerine Dayalı Kimi Düşünceler ve İstanbul İçin Dersler...
Sümer Gürel - Lille (Fransa)
Emekli olduğum 200 yılından bu yana yılın dört ayını geçirdiğim Lille kenti 2004'te "Avrupa Kültür Başkenti" seçilmişti.
Son on yıldan beri özellikle ünlü "Euro Lille" projesi ile önemli kentsel dönüşümlere uğrayan Lille'in bir kültür başkenti olarak seçilmesi beni şaşırtmıştı. Paris'i özenle bir kenara koyalım, Lyon gibi, Grenoble gibi ya da sözgelimi Strasbourg gibi kentler dururken bizim Lille'in neden seçildiğini doğrusu pek anlayamamıştım.
Yanlış anlaşılmasın, Lille özünde 17-18 yıl kuzey (Flaman) mimarisinin oldukça sevimli örneklerini sergileyen 300.000 civarı nüfusu ile orta boy insancıl bir kent görümündedir. Burada yaşadığımın dört ayı, sonbahar ve kış mevsimlerinde olmasına karşın dingin ve kent peyzajı açısından olağanüstü zenginlik içinde geçirmekteyim.
Ünü giderek Fransa dışına da taşan maestroluğunu Jean Claude Consadessus'un yaptığı orkestrası ve art arda açılan ulusal, uluslararası sergileri ve zaman zaman hayli ilginç konuk tiyatro gruplarının gösterileri "kültür etkinlikleri" bağlamında kenti zenginleştiriyordu.
Her ne kadar, en azından kendi meslek alanım olan mimarlık konusunda kimi köhnemiş, eski endüstri yanlarının oldukça başarılı müdahaleler ile kültürel faaliyetlere yönelik yapılara (oditoryum, sergi ve spor salonları vb.) dönüştürülmesi, "tasarım" açısından başarılı örnekler oluşturmakta ise de, genelde kültürel havayı soluyanlardan yana hep kuşkulu gözlemlerim olmuştur.
Kültürü ya da profesyonel deyişle "kent estetiği"n parasal ekonomiye feda eden siyasal anlayış sonucu Gar çevresinde yaratılan EURAVILLE projesi, kentin insancıl ölçek anlayışına ciddi darbeyi vurmuştur. Pierre Mauroy, bir dönemin başbakanı olan bu zat-ı muhterem, uzun yıllardır "Metropoliten Lille Kenti Başkanı"dır ve reel politik becerileri ile son on yılda kente oldukça büyük sermaye yatırımı çekmeyi başarmıştır. Ancak bu parasal başarının somut sonuçları, büyük bir alışveriş ve iş merkezi ile onun karşısına hantal mimarileri göze çarpan kimi büyük ve önemli şirket yapıları olmuştur.
Bunu bir "kültürel kıyım" olarak nitelemek pek de haksız olmaz. Daha da hazin olan nokta, kimi yapıların müelliflerinin (aralarında Hollandalı mimar Koolhas'ın da bulunduğu) ünlü kişiler olmasıdır. İşte Lille'in Kültür Başkenti seçilmesine karşı ilk kişisel tepkim buradan kaynaklanıyor.
Kısacası kendi kendime tarihi geçmişe bu denli saygısızlık böylesine ödüllendirilmeli mi, diye sormuştum. Kaldı ki bu kaygılarımı giderebilecek ve 2004 yılını "kültür" bağlamında gerçekten anlamlı kılacak bir program izlenseydi içim yanmazdı. Ancak hazırlıklar için harcanan paralar ile gerçekleştirilen işlere baktığımızda gözlenenler genelde kültür, özelde sanat açısından tam bir fiyasko idi.
Avrupalının arabeski de bu olmalı diye düşünmüştüm.
Onca parayı gerçekten estetik açıdan tartışmalı panayır malzemelerine harcamak yerine hiç olmazsa Lille kenti için daha kalıcı nitelikte bir "kültür merkezi" projesine harcamak çok daha anlamlı ve tutarlı olmaz mıydı?
Gerçi harcanan meblağ projeyi gerçekleştirmeye yetmedi; ama en azından tasarım tümü ile bitirilip ünlü temel atma töreni yapılarak inşası başlatılabilirdi. Bugün de adı geçen kültür merkezi kullanılıyor olacaktı.
İstanbul İçin Dersler
Şimdi bu anlatılanlardan İstanbul için çıkarılacak dersler / sonuçlar neler olabilirdi, sorusunu biraz kurcalayalım.
İstanbul, Lille ve benzeri kentlerle (hatta Paris'le) kıyaslanamayacak bir tarihsel kültür birikimine sahiptir. Çok sık yinelenen ve herkesin bildiği "üç imparatorluğa başkentlik etmiş olması" bile Avrupa kültür başkenti seçilmesi için yeterli en temel özelliğidir.
((((((((YAZININ DEVAMI YAKINDA))))
Tartışma - Editöre Mektup Köşesi,
Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji Dergisi,
Sayı: 1039, 16 Şubat 2007
Eğlenirken öğrenin!
_______________________________
Portreleri, insanlı peyzajları ile Anadolu insanını "yaşadıkları çevre içinde, bir bakıma geçmişten geleceğe uzanan yaşam deneylerinin yoğurup biçimlendirdiği fiziksel özellikleriyle yansıtan" Türk ressam sanatçısı şağıdakilerden hangisidir?
a) Bedri Rahmi Eyüpoğlu
b) Mehmet Güleryüz
c) Füreyya Koral
d) Nuri İyem
e) Fikret Mualla

____________________________________________
Doğru cevabı görmek için tıklayın!
|
|
 |
|
 |
|